SCRIPT language=VBScript> html>

 

hayaller hayallerde kalmamalı...

26/8/2007 -

Hayalleriniz için uğraşın, hayaller hayallerde kalmasın...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/8/2007 - Bir hayat hikayesi...

   Bu hikaye gercek,gercek olduğu kadar da hüzünlü..Bir tanıdık arkadaşımın yaşamı..Bana anlattığında cok üzüldüm,ağladım.Kendinden izin alarak buraya eklemek istedim...Gercek isim kullanmadığımdan dolayı ben ona burada Ayse diğcem.

   Ayşe cekirdek bir ailenin ikinci cocuğu.Anne babası vede Ayse'den 6 yaş büyük bir abisi var.Babası işsiz ve malesefki kötü alışkanlıklarada bulaşmış biri.İçki ve kumarın yuva yıktığını birde burdan anlayacaksınız.Annesi çalışmış yıllarca iki evladı için.Ayşe babasını cok sever ve sayarmış; babası için hep dua etmiş, babasının bu köyü alışkanlıklarını bırakması için.Evlatları için çalışan anneside rahatsızlanmış.Rahatsızlığı ciddileşince annesi hastaneye,Ayse ve abiside köydeki babannelerinin yanında kalmış.Lise dönemine kadar Ayseyi babannesi büyütmüş.Annesinin rahatsızlığına cok üzülüyormuş.Ayse'nin hayali ileride beyaz melek (hemşire)olup annesi gibi tüm hastalara sevgiyle bakmakmış.O yüzden lise sınavlarına girmiş ve sağlık mesleği kazanmı.Sevinçden ne yapıcağını bilememiş.hayallerinin bu kadar kolay olucağını tahmin edememiş.Ama herşey bu kadar kolay olsa keşke.Asıl acıyı lise cağında yaşamış.

 Bir sürü arkadasları olmuş.Ama biri var ki can dostu olmuş.Aralarından su sızmazmış arkadaşıyla.Ama birgün candostunun sebebpsiz intiharını anlayamamış.Yıkılmış.Bir genc kız neden intihar eder ki.? Ayse acısını zamanla unutucakti çünkü oda biliyordu ki zaman herşeyin ilacıdır.

   Biri cıktı Ayşe'nin karşısına onu cok sevdi.İlerisi için hayaller kuruyorlardı.Ama bu sevgide acı verdi Ayşe'ye..

  Ayşe'nin günlüğünden bir sayfa sanırım bu sevginin Ayşe'ye ne kadar acı verdiğinin sonucu...

   05.07.1999

    Ne fazlasını istedim senden ne en iyisini aşkın...Yetinmesini bildim hep olduğu kadarıyla.ne elimi tuttun ne sevdiğini duydum Bir kez bile..Ben hayatta bir kez yakaladım aşkı ve de kaybettim.Seni nasıl unutucam.!Yenildim sevmelere.Oysa mutlusun sanmış az da olsa sevdiğini sanmıştım.Ben hep senindim sana ait kalmıştım.Sen sevmeyi beceremedin.eskilere dair ne kaldıysa benliğimde birer birer fırlattım.Sen gönül eğlendirmek için vardın hep.sevmek için diğil..Bense hep yanmak için vardım.Hiç sevmedin belki hiç düşünmedin.peki bu kadar nasıl inandırıcı olabildin? Hiç kimseye vermediğim değeri verdim sana, seninle herşeye vardım.o güzel gülüşün çıkarmı aklımdan sanıyorsun.?sesin hala çınlamazmı kulaklarımda.Seni bir anda unutmak kolay diğil.Senin için döktüğüm gözyaşları lanet ediyor bana.değmez onun için diyor dostlarım.Aşkın ne anlama geldiğini nerden bileceksin ki ?Dönüyorum sırtımı yaşanmışlara bir nefret büyütüyorum içimde.Kin besliyorum sevmelerin aşkın üzerine.Ben seni gercekten cok sevdim.Şimdi kimle mutlu olacaksan ona git.Hiç bir aşk calmasın kapımı.Yorgun düştü bedenim sevmelere.izin vermeyin gözyaşlarım ağlamama...Bir gün rastlarsam görmeyin gözlerim.Atma kalbim cünkü ben ölümü özledim..

   12.06.1999

   İçimde bir burukluk,elimde bana yolladığın mektupların,yüreğimde de kocaman sevgin...Ama ayrılma vakti dimi.Her şeyin bir başı bir de sonu olmalı elbet ama bu aşkın diğil olmamalıda....Hani biz ayrılamazdık.hani biz beraber bir bütündük.Sen öğle demezmiydin.bana böğle olması gerek diyip cekip gittin.yapma bunu bana.:(

ben seni sevmekten başka ne suc işledim.tanışdığımız günü hatırlıyorum.Hiç unutamadımki hatırlasam.saçının şeklinden giydiklerine kadar.Ama beni dinlemedi gitti...

Ağladım..Ağladım..Onsuz nasıl yaşabilir nasıl nefes alabilirim.ben sevmelerin insanlara bu kadar acı verdiğini bilmezdim.kalbim sızlıyordu. Bir boşlukta gibiydim.Dilim varmıyordu bitti kelimesini kullanmaya..artık yaşamayacaktım.Son bir haber ulaştırdım sana.kendine cok iyi bak artık Ayşe yok sana küçücük yüreğimdeki kocaman sevgiyle veda ediyorum.Artık görmeyecek ve bulamayacaksın.istediğinde bu diğilmiydi zaten...

   ....

   ....

  Yazmamak için direndim ama yinede yazıyorum.Duydumki evleniyormuşşun..Yazık..

Düğün günü,

sen bu gece damatlıklar içinde gülüp oynarken ben o kalabalığın arkasında hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.Senden nefret ediyor sanmıştım ama meğer hala seni canımdan cok seviyormuşum...Tüm mutluluklar senin olsun...

   Evet Ayşe sevdiği uğruna intiharı denemiş ama bu yaptığı saçmalığın kendide farkına varmış.Ama çektiklerine rağmen yinede hayata karşı umutlarını yitirmemiş Çünkü hala nefes alabiliyordu.Bnun içinde yaşama yeniden sarıldı.Okulunun son senesiydi.başarılı olup seçtiği mesleğiyle gurur duymak istiyordu.çalışmak insanlara yardım etmek istiyordu.Ama babasına da cok üzülüyordu.Birde babası yaptığı yanlışların farkına varabilseydi.babasına hem üzülüyor hemde cok kızgındı.Çünkü babası eve yeni bir anne getirdi.Ayşe babasından nefret etti.Ayşe annesiyle evden ayrıldı.Abiside babasıyla kaldı.Abisininde babasından bir farkı yoktu.Ayşe üst üste yaşadığı olaylara rağmen yinede yıkılmadı.Çünkü annesinden destek alıyordu. Elbet babasıda yaptığı yanlışlıkların farkına varacaktı.Doğru yolu babasıda anlayacak ve dönecekti buna inanıyordu.İnançlıydı.

Ayşe okulu bitirdi sınavlara girdi ama kazandı.Çünkü o kadar olaylar yaşadıki kendini toparlaması kısa da sürdü.Ayşe işe girdi.Hem okuyup hem calismak zorundaydi..babası yaptığı hataları anladı ama iş işten geçmişti.Annesiyle evlerine döndüler ama bu ayşe'nin hayatını cok ama cok değiştirdi.Çünkü babası hatalarının bedelini Ayşe'ye ödetti.Büyük kumar borcuna karşılık ayşe'yi kendinden yaşca büyük para karsiligi birine verdi.Ayşe hiç istemedi bu evliliği ama babasndan hem korkar hemde sayardı.mecburen bu evliliğe onay verdi.Ailesi için kabul etti.Ayşe için iyi olucağı sanıldı ama hiçde sanıldığı gibi olmadı.Ayşe yeni bir yuva kurdu.ama bu genc yaştaki evlilik ayşe'yi bunalıma itti.Hiç tanımadığı görmediği eşiyle anlaşamıyor ayrı kutup insanlarıydı.Ama ailesi ayşe'yi ne aradı ne sordu.kendini çok yalnız hissediyordu.Bu evliliği ayşe'yi hep ürküttü.Ailesinin arkasında olduğunu bilseydi belkide bu kadar yıpranmazdı.tam umutlarının bittiğini anladı anda.yine kötü düşüncelerini gerçekleştirceğini anda hayatın ona küçük bir süpriz getireceğini nerden bilebilirdiki.Dünyalar tatlısı minik bir oğlu oldu.Hem üzülüyor hemde seviniyordu.Çünkü oğlu Ayşe'ye hayat vermişti.

Herşeye rağmen oğlu için yaşayacak ve onun için cabalayacaktı.Birde ailesinin eksikliğini giderebilseydi.Eşiyle olan sorunlarını gideremediler.Çünkü eşi sürekli ayşe'yi eziyordu.Çünkü Ayşe'yi para karşılığında almanın bedeliydi cektikleri.Herşeye rağman Ayşe ve oğlu için yinede yaşam devam ediyordu.Yarım bıraktığı okulunu okuyamadi ama yeniden girdigi sınavlarda basarılı olması onu neselendirmişti biraz olsun.. Okudu hayalindeki mesleğine kavuştu.çalışamasada yinede hayallerinin birinin gercekleşmesine seviniyordu.o zamandan bu zamana 6 yıl gecti.Oğlu büyüdü  5 yaşına girdi ama hala oğlu anneannesini dedesini dayısını bilmiyor tanımıyor Ayşe hala eksikliğini duyuyor ailesinin.Ayşe eşinin eziyetlerine ve rahatsızlığına rağmen oğlu için bu hayata katlanıyor oğlu için nefes alıyordu.

 

Ve hayat devam ediyor....

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/8/2007 - AŞK

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş.
Bunun üzerine hepsi, adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş.
Çünkü, mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman,
Aşk, yardım istemeye karar vermiş.
Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş.
Aşk,

 (More)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/8/2007 - Kardelen...

Bir varmış bir yokmuş, uzak ülkelerin birinde, dağların doruklarında güzeller güzeli Dağ Fulyası yaşarmış.Baharın ilk belirtileriyle uzun kar uykusundan uyanır, güneş sıcaklığını iyice hissettirmeye başladığı günlerde tomurcuklanır, yaz boyunca da çiçekleriyle çevresine binbir renk saçar, kokusu ile, güzelliği ile, güzelliğinden çok o mahcup saf duruşu ile herkesi kendine hayran bırakırmış.Doğa ananın da en sevgili yavrusu, her şeylerden sakınıp gözettiği en nadide çiçeği imiş bu Dağ Fulyası. En yakın arkadaşı Nergis'le sıcak yaz günleri boyunca gülüşürler, oynaşırlar, bütün doğayı neşeyle donatırlarmış. Fulyacık Nergis'ini çok sever bir dediğini iki etmezmiş.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/8/2007 - Nazlı büyüyen ve ilgi bekleyen güzel kokulu yasemin çiçekleri :)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ama ben hayal kurmaktan korkuyorum.Çünkü şimdiye dek kurduğum hayalllerimin hiçbirini gercekleşmedi.hayalleri yaşatmak bizim elimizdeyse demekki ben bu hayalleri gercekleştirmekte beceriksizim...

Kategoriler

Arkadaşlarım

grafikdunyasi
hepsihayranlariecem
hayalimdekiresim